Sürekli kullandığımız, meşhur kelime ‘provokasyon’. TÜRKÇE karşılığı; ‘kışkırtma’. Yıllardır bizleri yönetenler bu kelimeyi kullanırlar ve milletin tepki vermesini engellemeyi amaçlarlar. Provokatörler için önemli olan yaptıkları olaydan ziyade oluşacak tepki sonuçlarıdır.
Terör ise teröristin uygulamış olduğu cana kıyma, yakıp-yıkma, mala zarar verme, vs. eylemleridir. Sonucunda da bölünmeyi, ayrıştırmayı hedefler.
Bu iki kavram aslında birbirinden çok farklıdır. Çünkü; bir terörist için provokatör tabirini kullanırsanız, karşılaşılacak tehlikeyi küçümsemiş olursunuz. Tehlikenin büyümeden yayılmasını engellemek yerine provokatör deyip milleti kandıranlar, kendileri provokatördürler. Bu teröristlerin amaçlarını gizleyerek, onları milletin gözünde küçük bir sorun olarak gösterirsiniz, ama onları destekleyen namussuzların gözünde özgürlük savaşçısı durumuna getirirsiniz.
Son olarak Tokat da verdiğimiz 7 can, 7 şehit. ALLAH(C.C.) rahmet eylesin, bizlere de böylesine güzel bir mertebede can vermeyi nasip etsin. Burada gerçekleşen ve geçmişte yaşanmış bu tür olayların hiçbirisi provokasyon değildir. Bunların amacı Ülke’yi bölmek, milleti birbirinden ayırmaktır. Bu olayları gerçekleştiren teröristlerin umurunda dahi değildir sonrasında oluşacak olaylar, onlar yaratık beyinlerinde ki zarar verme, can alma eylemini gerçekleştirirler, başka bir düşünceleri yoktur. Bu canlarımızın canını alan aşağılık yaratık teröristler için provokatör diyen başbakan Ülkemizi provoke etmektedir. Amacı da bu olayların önüne geçmek değil, bu olayların daha da büyümesi ve sonucunda da vatandaşlar arasında çatışma çıkartmaktır.
Bu YÜCE MİLLET ayaklanırsa, bu yaratıkların yok olacağı kesindir. Ancak YÜCE MİLLETİMİZ hala ayaklanmıyorsa bilinmelidir ki; tek korkusu yanlışlıkla bir MÜSLÜMAN’a zarar vermektir. Çünkü necip TÜRK MİLLET’i, bütün ÜMMET-İ MUHAMMED’i kardeşi olarak görür ve kılına zarar gelsin istemez.
Teröre kalkıp da provokasyon demek ne kadar da yanlış bir tavırdır, fakat anlaşılmıştır ki bu davranışlar bilinçli olarak yapılıyor. Teröristlerin eylemleri önemsiz, normal ve alışılmış bir olaymış gibi gösteriliyor.
Bu olaylara provokasyon deyip, küçümsemeye çalışılacağına bir an önce tedbirleri alınmalıdır. Gencecik canları veriyoruz, ama otuz-dört adet yaratık Ülkemiz’e girdiği zaman bunu güzel bir adım olarak görenler tarafından yönetiliyoruz. Bugüne kadar ekonomiyi, eğitimi..vs.yi iyi yapıyormuş gibi gösterilerek şişirilen hükümetin balonu artık patladı, iyiye giden hiçbir şey yok! Ayrıca her şeyi madde boyutunda görüp, yönetimi o şekilde değerlendirmek ne kadar doğrudur? Sonuçta yönetilen bir holding değil, koskocaman bir TÜRK DEVLETİ’dir. Hiçbir zaman dünyevi kaygılar taşımamış, onurlu yaşamı destur edinmiş bir Millet’in Devletidir.
Hiçbir tepki göstermeden susanlar, bu satılmışlığa rağmen bunları destekleyenler; bu vebali nasıl taşıyacaklar? Teröriste şirin görüneceğim diye namusuyla, onuruyla yaşayan vatandaşa zulüm yapılmaktadır. Bu zulümü yapanlar ve destekleyenler hesabını ebedi hayatta vereceklerdir. Ancak, YÜCE ALLAH’tan yalnızca ebedi hayatta değil, bu dünyada da yapılanların hesabını sormayı bizlere nasip etmesini niyaz ederim.
Bazıları da terörün bu hükümetten önce de var olduğunu dile getirmektedir. Evet doğru, daha önceden vardı, ancak yine benzer zihniyetler sayesinde palazlandı. Bu hükümet döneminde gözle görülür, inkar edilemez bir artış var. En önemlisi de artık pkk’lıyım demek, yaratık başının resimlerinin açılması, yaratıkların sözde bayrağının taşınması suç değil. Polise molotof atılır, yanma tehlikesi geçirir, ama karşılık veremez. Sözde güvenlik gücü, kendi güvenliği yok, kendisini koruma yetkisi yok! Yıllardır Milletimiz için Kürt ayrı, pkk ayrıdır; ancak artık Kürt=pkk anlayışını insanlarımızın aklına yerleştirmeye başladılar, en tehlikelisi de budur. Bunlarda bu hükümetin farkını ortaya koyuyor sanırım…
Aslında bu hükümeti en güzel açıklayan, yaratıkları temsil eden partiden vekil sıfatını taşıyan gülten kışanaktır. Şöyle diyor bu varlık; “Eğer bir örgüt bütün bunları beceriyorsa Türkiye ne yapıyor, sormamız lazım?” Evet sormamız lazım, Ülkemiz'i yöneten hükümet ne yapıyor? Bakın bunlar bile hayret içindeler bu vurdumduymazlık, bu tepkisizlik karşısında. Aklı selim düşünmek lazım; 'TÜRK DEVLETİ mi, akp Şirketi mi?
Ali YURDDAŞ