seçmen sayısının 1 yılda 6 milyon artması. "Seçim kuşkulu olur" diyenler arasında Cumhurbaşkanlığı seçimi öncesi "367 şartını" ortaya atan eski Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu da var.
Meclis, 13 Mart 2008'de seçim yasasında bir değişiklik yaptı. Değişiklikle, seçmen kütüklerini hazırlama yetkisi, yasama organı olan Yüksek Seçim Kurulu'ndan alındı, İçişleri Bakanlığı'na bağlı olan Nüfus Genel Müdürlüğü'ne verildi.
Adrese dayalı kayıt sistemi esas alınarak hazırlanan seçmen listesine yaklaşık 6 milyon yeni seçmen eklendi.
Seçmen kütüğünün yasama değil yürütmeye bağlı bir organ tarafından hazırlanması, yeni bir anayasa tartışması yarattı.
Eski Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu, 29 Mart yerel seçimlerinin kuşkulu hale geleceği görüşünde:
"Anayasa'ya göre seçmen kütüğünü YSK'nın oluşturması gerekir. Bunda hiç tereddüt yok. Yürütmeye bağlı oluşturulan bir seçmen kütüğü ile yapılacak seçimin meşruiyeti tartışmalı olacaktır."
Kanadoğlu, seçmen sayısının 6 milyon artmasının da kuşkulu bir durum olduğuna dikkat çekti:
"Seçmen sayısının 6 milyon artışı da yürütmenin tespit ettiği bir belirleme. Seçmen sayısının artması nedeniyle de seçimlerin dürüstlüğü konusu kuşkulu hale gelecektir. Yürütmeye bağlı birimlerce oluşturulmuş bir seçmen kütüğü ile karşı karşıyayız. Seçmen kütüğünü de yürütme düzenliyor. Böyle bir seçimin meşruiyeti tartışmalı olacaktır."
Tarhan Erdem de aynı görüştü
Araştırmacı Tarhan Erdem de Kanadoğlu ile aynı fikirde. O da, düzenlemenin anayasaya aykırı olduğunu söylüyor, "Seçim şaibeli hale gelir" diyor:
"Seçmen kütüğünden güven kalktığı zaman halkımıza 'Seçimlere güvenin' demek zorlaşır."
"Meclis meşru değil" iddiası
Tartışma, 29 Mart seçimlerine yönelik ama "22 Temmuz seçimleri de şaibeli" diyen milletvekilleri var. Onlardan biri CHP Milletvekili Bülent Tanla:
"22 Temmuz seçimlerinin iptali için, önümüzdeki günlerde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne dava açılabilir.