Ana Sayfa | İletişim | Haber Paylaşımı |
Millet Haber
Ahmedinejad Türkçe Konuştu AİHM'den Türban Davasına Ret Bu Kare İlk Kez Çekildi... Adana Anketi Erdoğan'ı Üzdü

Kantarcı: Kafkaslar'da Gözyaşı Hiç Dinmedi

Dünyanın etnik yapı bakımından en karmaşık bölgeleri arasında ilk sırada yer alan Kafkasya'da tarih boyunca yaşanan çatışmalar, sürgün ve asimile çalışmaları nedeniyle göz yaşları hiç dinmedi.
Haberi Yazdır 19 Ağustos 2008 14:29


Kırıkkale Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi (İİBF) Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Şenol Kantarcı, AA muhabirine yaptığı açıklamada, coğrafi konumu itibariyle bir kavşak özelliği taşıyan Kafkasya, tarih boyunca değişik yönlerden gelen kavimlerin bir uğrak yeri olduğunu, bölgenin jeostratejik konumu ve doğal zenginlikleriyle tarihin bilinen bütün dönemlerinde küresel ve bölgesel güçlerin iştahını kabarttığına dikkat çekti.

Bölgenin sosyal, etnik, dil ve din bakımından çok kozmopolit bir yapısının bulunduğunu vurgulayan Kantarcı, ''Kafkasya bugün için de dünyanın en dinamik bölgelerinden birisi. Soğuk Savaş sonrası büyük bir değişim sürecine girdi. Güney Kafkasya ile başlayan süreç, son dönemde özellikle 2000 sonrası da Kuzey Kafkasya’da baş gösterdi. Dinamik yapısından ötürü, bölgedeki halklar, tarih boyunca, yaşadıkları çatışmalar, uğradıkları sürgün ve asimile politikaları nedeniyle hep gözyaşı dökmüşlerdir'' dedi.

-RUSLARIN SICAK DENİZLERE İNME YOLU-

Kafkasya'nın Rusların sıcak denizleme inme yollarından birisi olduğuna dikkat çeken Kantarcı, ''Kara Hakimiyet Teorisinin sahibi McKinder 'Avrupa Rusya'sına sahip olacak bir gücün, Orta Asya'yı da kapsayan kalpgah'a egemen olacağı ve bu bölgeye egemen olanın dünya adasına, daha sonra da dünyaya hakim olacağı belirtilmektedir. Kafkasya bu nedenle çok önemli bir bölgedir'' diye konuştu.

Rus Çarlığı ve SSCB döneminin de bilinçli ve planlı bir şekilde Kafkasya'nın yerli halkına zorla uygulanan göç, asimile ve iskan politikaları uygulandığını anlatan Kantarcı, şunları söyledi:

''Ruslar tarafından Kafkasya, bölgenin siyasi ve ekonomik yapısı bakımından içinden çıkılmaz bir hale getirilmiştir. Bölgede bilinçli olarak istikrarsızlık yaratılmış, etnik gruplar birbirlerine düşman edilmiştir. Rusyaların bu politikalarının sonucunda Kafkas halkları arasında kalıcı düşmanlıklar yaratılmıştır.''

-KAFKAS HALKLARI HEP SÜRGÜN EDİLDİ-

Rus Çarlığı'nın 1859-1864 yılları arasında Kafkas halklarına yönelik büyük bir sürgün politikası izlediğini hatırlatan Kantarcı, şöyle devam etti;

''Rusların Kafkasya'ya sahip olma arzusu nedeniyle sadece 1864'te milyonlarca Kafkasyalı yurdundan sürülmüştür. Kafkasya'dan 1 milyon 500 bin insan 1858-1864 yılları içinde tüm yaşam olanakları yok edilerek yurtlarından kovulmuşlar ve Osmanlı topraklarına gönderilmişlerdir. Bu sürgünlerde yüzbinlerce Kafkasyalı yollarda ölmüştür. Kafkas halklarına uygulanan sürgünler, 1864 yılından sonra da durmamıştır.''

1865'te Çeçenya ve Osetya'dan, 1866 ve 1878 yıllarında Abhazya'dan daha sonraları ise Adıgeler, Karaçaylılar, Abhazlar ve Dağıstanlılar'dan olmak üzere yüzbinlerce insan yurdunu terk ederek yabancı topraklara göç etmek zorunda kaldığını anlatan Kantarcı, ''19. yüzyılda da Kafkasya'nın çeşitli bölgelerinden Müslüman topluluklar Osmanlı topraklarına göç ettirilmiştir'' dedi.

Yurtlarından sürülen Kafkas halklarının toprakları, evleri ve sahip olduğu diğer tüm mal varlıkları bölgeye getirilen Rus ve Kazaklara verildiğini kaydeden Kantarcı, ''Kafkas halklarının uğradıkları zulümler hiç bitmemiştir'' dedi.

-STALİN'İN ESERİ-

Kafkas haklarının 1943-1944 yıllarında Stalin'in tarafından geniş çaplı bir soykırıma uğratıldığını kaydeden Kantarcı, şöyle devam etti:

''Kafkas halkları, asılsız bir şekilde 2. Dünya Savası'nda Almanlarla isbirliği yapmakla suçlanmışlardır. Bu suçlamayla 23 Şubat 1944 günü binlerce Çeçen ve İnguş ölümü pahasına Sibirya'ya sürülmüş, bunları Karaçaylılar, Balkarlar izlemişlerdir. Kırım Tatarları ve Ahıska Türkleri de sürgünden nasiplerini almışlardır. İkinci Dünya Savaş'ının sonlarına doğru Stalinin Ahıska Türklerini sürmesinden sonra, Ahıskalıların yüzyıllarca yasadığı köy ve kasabalara Gürcü ve Ermeniler yerleştirilmiştir. Stalin'in bölgeye müdahalesi hassas olan demografik yapının iyice bozulmasına sebep olmuş, ve bütün bunlar bugünkü çatışmaların temelini teşkil etmiştir.''

Bu haber 213 kez okunmuş Haber henüz yorumlanmamış
YORUMLAR ( 0 ) YORUM EKLE
AKP Politikalarını Değiştirir mi?
Evet
Hayır
Fikrim Yok
Toplam Katılım : 1147
Anket Sonuçları
Kürt Paketinde İlginç ve Hızlı Gelişmeler
Önümüzdeki hafta hükümet açısından yalnızca uluslararası mali krizin etkilerine karşı korunma paketlerinin açıklanması açısından değil, PKK ile mücadele ve Kürt meselesine ilişkin yeni adımların atılması açısından da önemli gelişmelere gebe.
23 Kasım 2008
AGB Bilişim Teknolojileri ve Güvenlik Sistemleri